<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Oya Modelleri Dantel Örnekleri &#187; Sağlık Diyet</title>
	<atom:link href="http://www.oya-modelleri.com/oya-ornekleri/saglik-diyet-beslenme/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.oya-modelleri.com</link>
	<description>Örgü Modelleri Oya Örnekleri Dantel Modelleri</description>
	<lastBuildDate>Mon, 12 Jul 2010 21:26:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Kolay Makyaj Önerileri</title>
		<link>http://www.oya-modelleri.com/kolay-makyaj-onerileri.html</link>
		<comments>http://www.oya-modelleri.com/kolay-makyaj-onerileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Aug 2009 19:00:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oya Örgü Dantel Modelleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsenlik Kadın Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kolay]]></category>
		<category><![CDATA[Makyaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.oya-modelleri.com/?p=25290</guid>
		<description><![CDATA[Makyaj Önerileri Kolay Makyaj Önerileri Herşeyden önce ellerinizi yıkayın.Ayrıca unutmamak gerekir ki krem veya diğer güzellik malzemelerinizi kullanırken özellikle küçük plastik veya cam kavanozlarda olanları parmaklarınızı kullanmamanız gereklidir , bunun için küçük bir spatula edinin ve her defasında ucunu iyice temizleyin böylece hem güzellik ürünlerinizin ömrünü artıracak hem de parmaklarınızdan bulaşabilecek bakterilerin kavanozun içinde çoğalmasını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Makyaj Önerileri Kolay Makyaj Önerileri</p>
<p>Herşeyden önce ellerinizi yıkayın.Ayrıca unutmamak gerekir ki krem veya diğer güzellik malzemelerinizi kullanırken özellikle küçük plastik veya cam kavanozlarda olanları parmaklarınızı kullanmamanız gereklidir , bunun için küçük bir spatula edinin ve her defasında ucunu iyice temizleyin böylece hem güzellik ürünlerinizin ömrünü artıracak hem de parmaklarınızdan bulaşabilecek bakterilerin kavanozun içinde çoğalmasını engellemiş olacaksınız.</p>
<p>Dişlerinizi fırçalayın,unutmayın makyajınız ne kadar güzel olursa olsun insanları aslında gülümseyen bir yüz etkiler.</p>
<p>Cildinizi cilt tipinize uygun ürünlerle  temizleyin: Cildinizi tüm kir,sebum ve makyaj artıklarından arındırın, cilt tipinize uygun tonik uygulayın ve yine cilt tipinize uygun bir nemlendiriciyle yüz,boyun ve dekolte bölgenizi nemlendirin .Makyaja başlamadan önce cildinizin nemlendiriciyi emdiğinden emin olun, bunun için iki elinizin tersini çeneden alnınıza doğru hafif darbelerle sürerek kontrol edebilirsiniz.Yüzünüze her zaman narin davranın , mesela yüzünüzü kurularken havluyla ovuşturmayın , ufak darbelerle ıslaklığı alın, hareketler aşağıdan yukarıya doğru olsun , krem sürerken gene aynı şekilde nazikçe darbelerle yüzünüz ovuşturmadan sürün  ve göz kremi sürerken yüzük parmağınızı kullanın.Unutmayın maksadınız varolan güzelliğinizi ortaya çıkartmak ,cildinizi yormak değil.</p>
<p>Makyaja başlarken :</p>
<p>Kaşlarınızı düzeltin,kaşlarınızı en acısız,kolay ve cildinize zarar vermeden alma zamanı banyodan sonra cildiniz nemli ve yumuşakkendir, eğer hiç kaşlarınızı almıyorsanız  tarayarak şekil verin.</p>
<p>Makyaja fondöten uygulayarak başlayın, cilt renginize ve cilt tipinize  en uygun fondöteni kullanın.Kulak altı-arkası , alın ve boyun gibi fondöten çizgisi oluşabilecek bölgelerde dikkat edin geçişlerde çizgi yaratmayın.Makyajda ustalaştıkça yüz hatlarınızı belirginleştirmek için iki ayrı tonda fondöten kullanabilirsiniz , mesela gözaltlarında açık tonda yüz hatlarını belirginleştirmek içinse bir koyu tonda. Fondöten seçiminizi de cildinize uygun olarak yapmalısınız kuru-hassas ciltler kremsi-likit fondötenler kullanırken iyi sonuç aldıkları gibi normalden-karma ciltlere doğru gidenler kremsi-stik veya yağsız fondötenlerle iyi sonuçlar alabilirler</p>
<p>Fondöteni uyguladıktan sonra gene aynı tonlardaki bir kapatıcı/anti-cernes/concealer bir ürünü  sivilceleri, eski yara izlerini veya diğer lekeleri noktasal olarak uygulayarak  tüm yüzünüzde bir renk bütünlüğü elde edin. Bu ürünleri göz altınıza uygulamayı tercih ediyorsanız göz altına bu ürünü sürdükten sonra yüzük parmağınızı alt kirpiklerinizin hizasından yanağınıza doğru ,ürünü aşağı doğru hafifçe yayarak göz altında beyaz bir çizgi oluşmaması için  renk bütünlüğü sağlayın.Göz altlarınızı aydınlatmak için açık renk  toz farlar da kullanabilirsiniz.</p>
<p>Eğer cildiniz sivilce oluşturmaya meyilliyse ve  her zaman onları makyajla kapatmayı planlıyorsanız cildinize kötülük edersiniz , cilt temizliğinde medikal kozmetik ürünler kullanarak cildinizi kurutmadan temizlemeniz gereklidir  eğer hala   sivilce sorunu devam ediyorsa mutlaka  bir cilt doktoruna başvurarak ayrıntılı bir hormon tetkiki ve doktor kontrolündeki tedavi ile cildinizi yatıştırın .Yüzünüzde yara izi bırakabilecek olaylara yol açmamak için  sivilceleri ve kızarıklıkları  sıkmayın , patlatmayın , kaşımayın.</p>
<p>Mevsime göre cildiniz renk değiştirebileceği için kullandığınız fondötenin  ve kapatıcının bir açık bir koyu tonlarına sahip olmanız herzaman kolaylık sağlayacaktır.</p>
<p>Fondötenden sonra fondöteni sabitlemek için pudra uygulamak isterseniz saydam renkleri tercih ederek ,fırçayla özellikle yüzünüzün orta bölgesine önem veriniz.Pudrayı fondötenden sonra kullanırken her zaman fırçayla uygulayınız, fondöten sürmediğiniz  günlerde süngerini kullanınız.</p>
<p>Yüz hatlarınızı belirginleştirmek için tercih sizin, allık, fondöteninizden bir ton koyu pudra veya bronzlaştırıcı pudra kullanabilirsiniz.</p>
<p>Allık uygularken kullanabileceğiniz ipucuysa allığı sürmeden evvel zoraki bir gülümseme ile yanaklarınızı ve elmacık kemiklerinizi ortaya çıkartmaktır, bu gülümseme sırasındaki en şişkin-yüksek yanak noktanızdan yanlara, elmacık kemiklerine ve kulağınıza doğru allığı dağıtarak  sürmek bir çok yüz tipinde işe yarar ,allığı ayrıca çenenizin üstünde, burnunuzun yan taraflarında ve alnınızın iki yanında kullanabilirsiniz.Allık renk seçiminde açık tenliler içinde pembe tonları barındıran allıklarla, nispeten koyu tenlilerse içinde kayısı-turuncu rengi barındıran allıklarla yüzlerini canlandırabilirler.</p>
<p>Ve unutmayın makyajda canlı renkler kullanabilirsiniz : ama hafif dokunuşlarla bu renkler cildinizde şahane görünür, koyu ve yoğun sürdüğünüzdeyse artık güzelliğiniz değil makyaj ürünlerinin renkleri dikkat çeker.</p>
<p>Göz makyajında klasik olarak şu metodu benimseyebilirsiniz : göz kapağınızın dış tarafına seçtiğiniz rengin koyu bir tonunu hafifçe sürüp göz kapağınızın üstüne seçtiğiniz rengi ve gözlerinizi aydınlatması için de gözkapağının bittiği yerden kaşlarınızın altına kadar seçtiğiniz rengin daha açık bir tonunu yayarak sürebilirsiniz.(bakınız gözfarı renk seçimi)Gözlerinizi daha da belirginleştirmek isterseniz alt göz kapağınıza kirpikleriniz boyunca ince bir çizgiyi göz renginizden daha koyu renkteki bir kalemle çekebilirsiniz.</p>
<p>Kirpiklerinizi belirginleştirmek için bir çok seçeneğiniz var ,ekleyebileceğimiz şeyler şunlar : alt göz kapağınızdaki kirpiklere çok rimel sürmeyin, hafif dokunuşlar yeterlidir, eğer tercihiniz akmayan waterproof rimeller ise kirpiklerinize zarar vermemek için  mutlaka waterproof suya dayanıklı makyaj çıkartıcı losyonlardan edinin , Waterproof rimelden önce hafifçe  süreceğiniz protein içerikli normal rimel kirpiklerinizin bakımını da yapacaktır.</p>
<p>Rimeli sürerken tek seferde kökten uca doğru tarayarak sürün,uçlara tekrar tekrar sürmek bazı ürünlerde kirpik uçlarında topaklanmaya sebep olabilir.Unutmayın rimelin amacı gözlerinizi açıp aydınlık göstermektir, kirpiklerinizi ağırlaştırmak değil.</p>
<p>Makyajınızı yaparken hangi rimeli sürmüş olursanız olun eğer giydiğiniz kıyafetin renginde bir rimeliniz varsa  bu rimeli gözbebeği hizasında üst gözkapağındaki kirpiklerinize sadece alttan dokundurun ,gizli bir uyum yaratırsınız.</p>
<p>Bir diğer nokta da yüz makyajınızda eğer gözlerinize belirginlik vermiş ve onları vurgulamışsanız dudak makyajınızı çok ağır yapmayın veya dudaklarınızı ön plana çıkartmış iseniz göz makyajınızı hafif yapın.</p>
<p>Altın ,gümüş,metalik simli ürünleri   eğer cildiniz iyi nemlendirilmiş ve bakımlıysa gündüz de kullanabilirsiniz ,aksi halde onları akşam makyajı için ayırın .</p>
<p>Dudaklarınızın üstünde pullanma varsa banyo esnasında nazikçe keseleyerek veya peeling-scrub ürünlerinden az bir miktar dudaklarınıza da uygulayarak rujunuzu kötü gösterebilecek bu pullanma yapan ölü derilerden arının . </p>
<p>Dudaklarınız için dudak kalemi kullanmak isterseniz fondöteninizi sürerken dudaklarınıza da sürün ,fazlalığı bir kağıt mendille alın ve dudak çevresini kalemle çizdikten  sonra ruju sürün.</p>
<p>Rujunuzu sürdükten sonra eğer rujunuzun gloss özelliği yoksa bir dudak parlatıcıyı önce alt dudağın ortasına sürüp yanlara doğru dağıtarak ve biraz da üst dudağın ortasına sürerek dudaklarınızı dolgun gösterebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oya-modelleri.com/kolay-makyaj-onerileri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeğin Zeka Düzeyi, IQ Testi, Zeki çocuk, Bebek Sağlığı</title>
		<link>http://www.oya-modelleri.com/bebegin-zeka-duzeyi-iq-testi-zeki-cocuk-bebek-sagligi.html</link>
		<comments>http://www.oya-modelleri.com/bebegin-zeka-duzeyi-iq-testi-zeki-cocuk-bebek-sagligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 2009 16:37:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oya Örgü Dantel Modelleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.oya-modelleri.com/?p=25156</guid>
		<description><![CDATA[Bebeğin Zeka Düzeyi, IQ Testi, Zeki çocuk, Bebek Sağlığı Yapılan araştırmalar, bebekken anne sütüyle beslenen çocukların zekâ düzeylerinin mamayla beslenenlere göre 8 puan daha fazla olduğunu ortaya koydu. Çocuk yaşamında sağlıklı bir beslenmeye giden yolda atılması gereken ilk adım, anne sütü ile emzirme. Uzmarlar, emzirmenin desteklenmesi ve yaygınlaştırılması gerektiğine dikkat çekiyorlar ve anne sütü ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bebeğin Zeka Düzeyi, IQ Testi, Zeki çocuk, Bebek Sağlığı</p>
<p><img src="http://img.blogcu.com/uploads/BebekSagligi_zekibebek.jpg" alt="" /></p>
<p>Yapılan araştırmalar, bebekken anne sütüyle beslenen çocukların zekâ düzeylerinin mamayla beslenenlere göre 8 puan daha fazla olduğunu ortaya koydu. </p>
<p>Çocuk yaşamında sağlıklı bir beslenmeye giden yolda atılması gereken ilk adım, anne sütü ile emzirme. Uzmarlar, emzirmenin desteklenmesi ve yaygınlaştırılması gerektiğine dikkat çekiyorlar ve anne sütü ile beslenen çocukların zeka düzeylerinin mamayla beslenenlere göre 8 puan daha yüksek olduğunu belirtiyorlar. </p>
<p>Sağlık Bakanlığı’ndan edinilen bilgilere göre, anne sütüyle emzirme, sağlıklı bir beslenmenin üç temel öğesini ‘‘yiyeceği, sağlığı ve bakımı’’ kusursuz biçimde kaynaştırıyor. </p>
<p>Yapılan araştırmalar, bebekken anne sütüyle beslenen kişilerin zeka düzeylerinin(IQ) mamayla beslenenlere göre 8 puan daha yüksek olduğunu gösteriyor. Öte yandan araştırmalar, emzirmeye erken başlama ile doğum sonrası kanama riskinin azalması arasında güçlü bir bağlantı olduğunu da ortaya koyuyor. Ayrıca, bebeğin emzirilmesine doğumdan hemen sonra başlanılması, rahimde kasılmayı uyarıyor ve kan kaybını azaltıyor. Bebeklerini emziren annelerde menapoz öncesi göğüs kanseri riski azalıyor. </p>
<p>Emzirme ne kadar uzun sürerse kanser riski o kadar düşüyor. Alınan bilgilere göre, bebek ölüm oranlarının yüksek olduğu ülkelerde, mamayla beslenen bir bebeğin, yalnızca anne sütüyle beslenen bir bebeğe göre ishalden ölme riski 14, zatürreden ölme riski 4 kat daha fazla gerçekleşiyor. </p>
<p>Not: Bloğumuz, Bebek ve Çocuk Sağlığı hakkında bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Bebeğinizin veya çocuğunzun sağlık sorunlarını varsa mutlaka konusunda uzman doktorunuza başvurunuz. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oya-modelleri.com/bebegin-zeka-duzeyi-iq-testi-zeki-cocuk-bebek-sagligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>mutluluk tavsiyeleri</title>
		<link>http://www.oya-modelleri.com/mutluluk-tavsiyeleri.html</link>
		<comments>http://www.oya-modelleri.com/mutluluk-tavsiyeleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 2009 11:26:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Derya Baykal Örgüleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.oya-modelleri.com/?p=25005</guid>
		<description><![CDATA[mutluluk tavsiyeleri Size negatif enerji veren insan ve mekanlardan uzak kalmaya dikkat edin. *İsteklerinizi dolaylı yönlerden değil,kısa ve öz dile getirin. *Yapamayacağınız yada yapmak istemediğiniz taleplere &#8216;HAYIR&#8217; deyin. *Ne yaparsanız yapın mutlu edemeyeceğiniz insanlara enerjinizi ve vaktinizi harcamayın. *Zamanınızı iyi yapılandırmaya çalışın.Çalışma dengenizi iyi ayarlayın. *Gerçek dostlara ve ilişkilere zaman ayırmaya özen gösterin. *Haftanın beş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>mutluluk tavsiyeleri<br />
Size negatif enerji veren insan ve mekanlardan uzak kalmaya dikkat edin.<br />
*İsteklerinizi dolaylı yönlerden değil,kısa ve öz dile getirin.<br />
*Yapamayacağınız yada yapmak istemediğiniz taleplere &#8216;HAYIR&#8217; deyin.<br />
*Ne yaparsanız yapın mutlu edemeyeceğiniz insanlara enerjinizi ve vaktinizi harcamayın.<br />
*Zamanınızı iyi yapılandırmaya çalışın.Çalışma dengenizi iyi ayarlayın.<br />
*Gerçek dostlara ve ilişkilere zaman ayırmaya özen gösterin.<br />
*Haftanın beş günü tempolu yürüyüş yapın.<br />
*Kışın güneşli günlerde dışarı çıkmayı ihmal etmeyin.<br />
*B vitaminini eksik etmeyin.Beslenmenizde vitamin ve mineral eksikliğinden kaynaklanan şikayetler,halsizlik,ilgi kaybı gibi belirtiler depresyonla karıştırılabilir. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oya-modelleri.com/mutluluk-tavsiyeleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>aşüre tarifi</title>
		<link>http://www.oya-modelleri.com/asure-tarifi.html</link>
		<comments>http://www.oya-modelleri.com/asure-tarifi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 2009 10:52:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Derya Baykal Örgüleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.oya-modelleri.com/?p=24964</guid>
		<description><![CDATA[aşüre tarifi Sonunda bende aşüreyi pişirdim çokta güzel oldu önceden çok sevmezdim ama şimdi ne kadar yesem doymuyorum MALZEME 3 Su bardağı aşürelik buğday 1 Su bardağı nohut 1 Su bardağı fasülye Yarım su bardağı pirinç 1 Su bardağı incir 1 su bardağı fındık 1 Su bardağı kayısı Yarım su bardağı kuş üzümü Yarım su [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>aşüre tarifi<br />
<img src="http://www.oya-modelleri.com/wp-content/uploads/2009/07/öö8.jpg" alt="aşüre tarifi" title="aşüre tarifi" width="560" height="420" class="alignnone size-full wp-image-24965" /><br />
Sonunda bende aşüreyi pişirdim çokta güzel oldu önceden çok sevmezdim ama şimdi ne kadar yesem doymuyorum  </p>
<p>MALZEME</p>
<p>3 Su bardağı aşürelik buğday</p>
<p>1 Su bardağı nohut </p>
<p>1 Su bardağı fasülye</p>
<p>Yarım su bardağı pirinç</p>
<p>1 Su bardağı incir</p>
<p>1 su bardağı fındık</p>
<p>1 Su bardağı kayısı</p>
<p>Yarım su bardağı kuş üzümü</p>
<p>Yarım su bardağı kuru üzüm</p>
<p>Yarım su bardağı fıstık</p>
<p>4 su bardağı şeker bu size kalmış ben ölçmedim azaltılıp çoğaltabilirsiniz</p>
<p>Suyunuda ölçmedim çünkü piştikçe su ilavesi yapılabiliyor sıcak su kıvamı size kalmış ben biraz sulu seviyorum zaten soğuyunca katılaşıyor </p>
<p>Bir potakal kabuğu rendesi</p>
<p>Yarım su bardağı nar</p>
<p>Üzerini süslemesi size kalmış tarçın badem ceviz</p>
<p>yapılışı birgün önceden ıslattığınız kuru baklaları pişirin daha sonra kayısı incir üzüm hepsini sırayla koyun şekerini ilave edin bu size kalmış azaltıp çoğaltabilirsiniz suyunuda göz kararı ayarlayın istediğiniz kıvamda</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oya-modelleri.com/asure-tarifi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kazan dibi tatlısı</title>
		<link>http://www.oya-modelleri.com/kazan-dibi-tatlisi.html</link>
		<comments>http://www.oya-modelleri.com/kazan-dibi-tatlisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 2009 10:50:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Derya Baykal Örgüleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.oya-modelleri.com/?p=24959</guid>
		<description><![CDATA[kazan dibi tatlısı Kazandibine ben bayılıyorum bunuda yapalı baya bir zaman oldu bu aralar biraz yoğunum siteylede çok ilgilenemedim arkadaşlarıma yorum bırakamadım.Yani stoklardaki resimlerim imdadıma yetişiyor . Bu aralar 3&#215;3 oyunuda var biraz geciktim cevaplamaya fırsat bulabilirsem yarın yazacam Gelelim tarife Bunu Tarif defterinden aldım misafirdi ismi yazmıyordu 1 litre süt 2 çorba kaşığı pirinç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>kazan dibi tatlısı<br />
<img src="http://www.oya-modelleri.com/wp-content/uploads/2009/07/lllll1.jpg" alt="kazan dibi tatlısı" title="kazan dibi tatlısı" width="640" height="480" class="alignnone size-full wp-image-24960" /><br />
Kazandibine ben bayılıyorum bunuda  yapalı baya bir zaman oldu bu aralar biraz yoğunum siteylede çok ilgilenemedim arkadaşlarıma yorum bırakamadım.Yani stoklardaki resimlerim imdadıma yetişiyor . Bu aralar 3&#215;3 oyunuda var biraz geciktim cevaplamaya fırsat bulabilirsem yarın yazacam Gelelim tarife Bunu Tarif defterinden aldım misafirdi ismi yazmıyordu</p>
<p>1 litre süt<br />
2 çorba kaşığı pirinç unu + 3 çorba kaşığpı patates nişastası (silme)<br />
1,5 su bardağı toz şeker<br />
Yarım paket vanilya<br />
4-5 çorba kaşığı pudra şekeri </p>
<p>Tarifte damla sakızı yoktu ben koydum daha güzel oluyor<br />
Uygulanışı:süt şekerle kaynatılır<br />
Bir bardak su ile pirinç unu ve nişasta ezilip şekerli süte ilave edilir.vanilya konur.<br />
karıştırılarak soğutulur.kalın olmasını isteyenler 20- 25 cm bir tepsiye bolca pudra şekeri ile kaplar ateşte pudra şekeri yakılır.kalın olmasını istemeyenler benimki gibi olsun diyenler 25 30 cm2 lik tepsiye koyar.<br />
Muhallebi boşaltılıp tepsiye.ocağın üzerinde çevirerek kızarttım altını.<br />
Daha sonra soğuk suyun içine koydum tepsiyi<br />
Ve sonra en güzel kısmı soğuyunca kızarık kısmı üzerine gelecek şekilde spatulayla kıvırarak kesmek Ben bayılıyorum inşallah sizde bayılırsınız</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oya-modelleri.com/kazan-dibi-tatlisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>çilekli puding</title>
		<link>http://www.oya-modelleri.com/cilekli-puding.html</link>
		<comments>http://www.oya-modelleri.com/cilekli-puding.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 2009 10:48:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Derya Baykal Örgüleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.oya-modelleri.com/?p=24955</guid>
		<description><![CDATA[çilekli puding Çilek mevsimindeyiz heveslenip alıyorum birgünden sonra kötü oluyor . Bu defada aç gözlülük yapmışım biraz fazla almışım baktım çöpe gidecekler değerlendireyim dedim çokta güzel oldu . Kız kardeşim pudingli tatlıları çok sever bunuda çok beğendi. Malzemeler 2 Kaşık un 2 Kaşık nişasta 7 Kaşık şeker 1 Kilo süt 1 Su bardağı yoğurt 1 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>çilekli puding<br />
<img src="http://www.oya-modelleri.com/wp-content/uploads/2009/07/hh18.jpg" alt="çilekli puding" title="çilekli puding" width="640" height="480" class="alignnone size-full wp-image-24956" /><br />
Çilek mevsimindeyiz heveslenip alıyorum birgünden sonra kötü oluyor . Bu defada aç gözlülük yapmışım biraz fazla almışım baktım çöpe gidecekler değerlendireyim dedim çokta güzel oldu . Kız kardeşim pudingli tatlıları çok sever bunuda çok beğendi.</p>
<p>Malzemeler</p>
<p> 2 Kaşık un</p>
<p>2 Kaşık nişasta</p>
<p>7 Kaşık şeker </p>
<p>1 Kilo süt</p>
<p> 1 Su bardağı yoğurt </p>
<p>1 Su bardağı ince çekilmiş çilek</p>
<p>Vanilya</p>
<p>Un ,nişasta ,şeker, süt, muhallebi kıvamına gelince altı kapatılır soğuduktan sonra yoğurt vanilya çilek koydum tekrar blendırdan geçirdim çok hafif ve güzel bir puding oldu. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oya-modelleri.com/cilekli-puding.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>selülitten  kurtulmanın yolları</title>
		<link>http://www.oya-modelleri.com/selulitten-kurtulmanin-yollari.html</link>
		<comments>http://www.oya-modelleri.com/selulitten-kurtulmanin-yollari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 2009 08:36:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Derya Baykal Örgüleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.oya-modelleri.com/?p=24926</guid>
		<description><![CDATA[selülitten kurtulmanın yolları Vücudun en büyük düşmanı selülitlerdir. Genç yaşlı, şişman zayıf fark etmez. Her kadında oluşur. Selülit, kısaca, derideki yapının bozulup, yağ dokularının su, tuz ve metabolizma atığı maddelerle dolarak şişmesi anlamına geliyor. Bu durum, lenf ve hücrelerarası sıvının birikmesine yol açıyor ve deriyi “portakal kabuğu” görünümüne büründürüyor. Dolaşım bozukluğu, kalıtım, yaş, cinsiyet, hormonal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>selülitten  kurtulmanın yolları<br />
<img src="http://www.oya-modelleri.com/wp-content/uploads/2009/07/şşşşşş1.jpg" alt="selülitten  kurtulmanın yolları" title="selülitten  kurtulmanın yolları" width="267" height="400" class="alignnone size-full wp-image-24927" /><br />
Vücudun en büyük düşmanı selülitlerdir. Genç yaşlı, şişman zayıf fark etmez. Her kadında oluşur. Selülit, kısaca, derideki yapının bozulup, yağ dokularının su, tuz ve metabolizma atığı maddelerle dolarak şişmesi anlamına geliyor. Bu durum, lenf ve hücrelerarası sıvının birikmesine yol açıyor ve deriyi “portakal kabuğu” görünümüne büründürüyor. Dolaşım bozukluğu, kalıtım, yaş, cinsiyet, hormonal düzensizlik, hareketsizlik, iklim koşulları, psikolojik etkenler gibi pek çok oluşum nedeni var. Sağlıklı beslenme, spor yapma, gerekirse koruyucu kremlerle selülitle savaşılır. Selülit sağlıkla orantılıdır. Bu sitedeki yazıda yapmamız gerkenler aşağıda sıralanmış:</p>
<p>Yeterli uyuyun : Uyku sırasında enerji yenilenir, zehirli maddeler vücuttan atılır, dokuların beslenmesi düzelir ve hücre metabolizması normale döner.Stresli olmayınStresliyken vücut insulin salgılar. Bu durum vücutta yağ ve şeker birikimine yol açar.</p>
<p>Kilonuzu sabit tutun : Sık aralıklarla yüksek miktarda kilo alıp vermek deride esneklik kaybına neden olur. Bu durum deri yapısını bozar ve selülit oluşumuna zemin hazırlar.</p>
<p>Gelişigüzel ilaç kullanmayın : Özellikle idrar söktürücü ve müshil ilaçlarını doktor tavsiyesi ile kullanın. Selülit, vücuttaki su-tuz dengesi değişikliklerine son derece duyarlıdır. İlaçların kötü kullanımı bu dengeyi bozabilir.</p>
<p>Güneşlenirken dikkatli olun.Fazla güneşlenmek cildin yaşlanmasına ve direncinin azalmasına neden olur. Sıcak saatlerde (12-16 arası) güneşlenmeyin ve mutlaka güneşten koruyucu bir ürün kullanın.Kan dolaşımını engelleyen nedenlerden uzak durun.Kan dolaşımındaki yavaşlamalar ve düzen bozuklukları selülitin oluşmasında çok etkilidir.</p>
<p>Bu yüzden:- Vücudunuzu çok sıkan giysiler giymeyin.- Sürekli yüksek topuk kullanmayın.- Kambur durmayın.- Kabızlık sorununuz varsa tedavi olun.</p>
<p>İyi soluk alıp verin: Göğsünüzü iyice şişirerek burnunuzdan derin ve yavaşça soluk alın ve yine burnunuzdan yavaşça geri verin. Dokuların bol oksijenle dolması, yanma işlemini hızlandırarak zehirli maddelerin vücuttan atılmasını kolaylaştırır, selüliti engeller.</p>
<p>Aromaterapi yapın : Selüliti engellemeye yarayacak en etkili yağ özleri greyfurt, portakal ve limon yağlarıdır. Çok konsantre oldukları için sadece 2 ya da 3 damla uygulayın.Haftada 1 kez, vücudun üst kısımlarına doğru ve dairesel hareketlerle yapılmalıdır. Dirsek, diz, kol, kalçaların üst kısımları gibi vücudun pürtüklü bölümlerinde ısrarcı olunması, buna karşın göğüsler, boyun gibi hassas bölümlerine uygulanmaması gerekir.</p>
<p>Günde en az 1,5 litre su için : Su, hem vücudu zehirli atıklardan temizler hem de selülitli dokulardaki tuzu atarak bu dokuları temizler.</p>
<p>Tuzu azaltın : Tuz ve sucuk, sosis gibi tuzlu yiyecekler dokularda su tutulmasına neden olur.</p>
<p>Proteinli gıdaları tercih edin : Protein yönünden zengin yiyecekleri sindirme sırasında vücut fazla enerji harcar. Bu da sağladıkları kaloriyi azaltır.</p>
<p>Bol bol meyve ve yeşil sebze yiyin : Meyve ve yeşil sebzeler dokulardaki zehirli artıkların atılmasında son derece etkilidir.Patates, pirinç gibi nişastalı yiyeceklerle yağlı yiyecekleri bir arada yemeyin.Nişasta fazla miktarda insulin salgılanmasına neden olur bu da yağların organizma içine iyice yerleşmesine yol açar….</p>
<p>Ve tahmin edeceğiniz gibi,Yemek aralarında atıştırmayın.Sigara, kahve, alkol, gazlı ve kolalı içecekler içmeyin.Çikolata, kuruyemiş, muz, yağlı, bol salçalı ve baharatlı yiyecekler yemeyin.</p>
<p>Selülitle savaşmakta kararlıysanız mutlaka düzenli spor yapmalısınız. Haftada bir kez 2 saat yürümek yerine, her gün 45 dakika yürümek çok daha faydalıdır.Selülite karşı en etkili sporlar, yürüyüş, yüzme, jimnastik gibi kan dolaşımını artıracak, bacak ve kalçalarınızı kuvvetlendirecek özellikte olanlardır.</p>
<p>Eğer spor yapmaya hiç vaktim yok diyorsanız, işte size akşamları evinizde uygulayabileceğiniz iki egzersiz:- Yan yatın, kolunuzu başınızın altına koyun, dizlerinizi vücudunuza dik açı yapacak şekilde bükün ve bacaklarınızla dairesel hareketler yapın.- Sırt üstü yatın, dizlerinizi bükün, karnınızı içinize çekin, bedeninizin üst kısmını kaldırarak ayak bileklerinizi tutmaya çalışın.</p>
<p>Spordan sonra mutlaka banyo yapın ya da duş alın</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oya-modelleri.com/selulitten-kurtulmanin-yollari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>cilde zarar veren etmenler</title>
		<link>http://www.oya-modelleri.com/cilde-zarar-veren-etmenler.html</link>
		<comments>http://www.oya-modelleri.com/cilde-zarar-veren-etmenler.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 2009 08:32:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Derya Baykal Örgüleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.oya-modelleri.com/?p=24922</guid>
		<description><![CDATA[cilde zarar veren etmenler CİLT DÜŞMANLARICilt Bakımı kadar beslenmede genç ve güzel bir cilde sahip olmamızda oldukça önemlidir. Bazı besinler cilt ve vücudumuz için zararlıdır. Güzel ve Sağlıklı bir cilt için aşağıdaki besinlere dikkat. Şeker: Şeker hücrelerin gereksinim duyduğu besinleri çalan bir maddedir.Basit şekerler ciltte renk dengesizliklerine sebep olur ve yüzdeki kızarıkların,kahverengi lekelerin başlıca sebebi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>cilde zarar veren etmenler<br />
<img src="http://www.oya-modelleri.com/wp-content/uploads/2009/07/pp22.jpg" alt="cilde zarar veren etmenler" title="cilde zarar veren etmenler" width="248" height="248" class="alignnone size-full wp-image-24923" /><br />
CİLT DÜŞMANLARICilt Bakımı kadar beslenmede genç ve güzel bir cilde sahip olmamızda oldukça önemlidir. Bazı besinler cilt ve vücudumuz için zararlıdır. Güzel ve Sağlıklı bir cilt için aşağıdaki besinlere dikkat.</p>
<p>Şeker: Şeker hücrelerin gereksinim duyduğu besinleri çalan bir maddedir.Basit şekerler ciltte renk dengesizliklerine sebep olur ve yüzdeki kızarıkların,kahverengi lekelerin başlıca sebebi de şekerdir.Kalsiyum ve diğer minerallerin basit şekerler yüzünden tükenmesi vücudunuzda doku kaybına,bunun sonucu olarak da sarkık,gevşek bir cilde sahip olmanıza sebep olur.</p>
<p>Yağlar: Bilim adamlarına göre yaşlanmanın en büyük sebebi insan vücudundaki yağların oksidasyonudur. Kötü yağlardan uzak durmak cilt sağlığı için gereklidir. ( kırmızı et, mayonez, çikolata, çörekler, patates cipsi, fıstık ezmesi, margarin, fast-food ürünler.) Ancak beslenme programımızdan yağları tamamen çıkartmak da cildimiz için yapılacak en büyük kötülüklerden biridir.Cildin iyi yağlara ihtiyacı vardır( zeytinyağı,soya yağı,fındık,balık.)</p>
<p>Sigara: Sigara cildin oksijenlenmesini %30 azaltır ve cildi olması gerekenden %40 daha inceltir.Tüm bunlar cildin gevşemesi,sarkması ve kırışmasına neden olur.<br />
Alkol: Alkol vücudu susuz bırakır ve B vitaminlerini çalar.B vitamini saç ve tırnakları güçlendiren,cildin ışıltılı ve temiz olmasını sağlayan bir vitamindir.</p>
<p>Kafein: Kafein cildi susuz bırakarak ve stres hormonlarının salgılanmasını arttırarak cildin kurumasına ve erken yaşlanmasına neden olur.</p>
<p>Güneş: Güneşin UV ışınları cildin üst tabakasına nüfus ettiğinde yaşlanmadan sorumlu olan serbest radikal üretimi artar,yeni hücre üretimi ve vücuttaki C vitamini stoku azalır.Bunun sonucu olarak ciltte lekeler, kırışıklıklar, pürüzlenmeler, kalınlaşmalar ve kılcal damar hassaslaşması görülür.</p>
<p>Uyku Pozisyonu: Yüzükoyun uyuma ciltte sarkma,kırışıklık ve torbalanmalara neden olur.</p>
<p>Yo-yo Diyetler: Hızlı kilo verdiren diyetler cildin en büyük düşmanlarından biridir.Kilo alındığında cilt gerilir;kilo verildiğinde ise eski haline dönemez,sarkar.</p>
<p>Stres: Aşırı stres durumunda kortizol denilen hormon yüksek düzeyde salgılanır:Kortizol erken yaşlanma hormonu olarak bilinmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oya-modelleri.com/cilde-zarar-veren-etmenler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlişki Sonrası Doğum Kontrolü</title>
		<link>http://www.oya-modelleri.com/iliski-sonrasi-dogum-kontrolu.html</link>
		<comments>http://www.oya-modelleri.com/iliski-sonrasi-dogum-kontrolu.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 2009 07:57:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Derya Baykal Örgüleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.oya-modelleri.com/?p=24875</guid>
		<description><![CDATA[İlişki Sonrası Doğum Kontrolü Doğum kontrolü nedir?Doğum kontrolü (aile planlaması) bir çiftin istediği zaman ve istediği sayıda çocuk sahibi olmasıdır. Kontrolsüz, birbirini takip eden doğumlar, çok sayıda çocuk sahibi olmak ve istenmeyen gebeliklerin kürtaj ile sonlandırılması anneye fiziksel ve psikolojik zarar verir.İdeal bir korunma yöntemi nasıl olmalıdır?İdeal bir doğum kontrol yöntemi: Eşlerin ikisinde benimsediği bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İlişki Sonrası Doğum Kontrolü<br />
Doğum kontrolü nedir?Doğum kontrolü (aile planlaması) bir çiftin istediği zaman ve istediği sayıda çocuk sahibi olmasıdır. Kontrolsüz, birbirini takip eden doğumlar, çok sayıda çocuk sahibi olmak ve istenmeyen gebeliklerin kürtaj ile sonlandırılması anneye fiziksel ve psikolojik zarar verir.İdeal bir korunma yöntemi nasıl olmalıdır?İdeal bir doğum kontrol yöntemi:</p>
<p>Eşlerin ikisinde benimsediği bir yöntem olmalı<br />
Gebeliği kesin olarak önlemeli<br />
Sağlığa zarar vermemeli<br />
Uygulaması kolay olmalı<br />
Maliyeti düşük olmalı<br />
Çiftler bu yöntemi kullanırken kendilerini rahat hissetmeli<br />
Doğum kontrol yöntemini seçilirken hekime başvurmak gerekir mi?<br />
Hangi doğum kontrol yönteminin size uygun olduğunu belirlerken mutlaka hekime başvurmanız gerekir. Yaşam tarzınız, alışkanlıklarınız, sağlık durumunuz, üreme organlarınızın durumu, aileniz ve sizin tıbbi öykünüz beraberce değerlendirilerek sizin için uygun olabilecek doğum kontrol yöntemleri önerilir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>DOĞUM KONTROL HAPLARI<br />
Doğum kontrol hapı nedir?<br />
Kombine doğum kontrol hapları günde bir kez alındığında gebeliği önleyen, östrojen ve progesteron hormonlarını içeren preparatlardır.<br />
Kombine doğum kontrol haplarının etki mekanizması nedir?</p>
<p>Doğum kontrol hapları;</p>
<p>Ovulasyonu (yumurtlamayı) engelleyerek gebeliği önler. Hapların içerdiği östrojen (kadınlık hormonu) FSH ve LH hormonlarının beyinden salınmasını engelleyerek yumurtlamayı önlerken, progesteron hormonu yumurtanın çatlamasını tetikleyen LH hormonunun beyinden salınımını baskılar.<br />
Endometrium olarak adlandırılan rahmin iç tabakasının yapısını değiştirerek embryonun (döllenmiş yumurtanın) rahme tutunması engeller.<br />
Hapların içerdiği progesteron rahim ağzındaki salgının koyulaşmasına neden olarak spermlerin yukarı doğru yüzmelerini engeller.<br />
Doğum kontrol haplarının koruyuculuğu ne kadardır?<br />
Düzenli kullanıldığında doğum kontrol haplarının koruyuculuğu %99.9 dur. Cerrahi kısırlaştırma yöntemlerinden sonra en güvenilir doğum kontrol yöntemidir.<br />
Doğum kontrol hapları nasıl kullanılır?</p>
<p>Doğum kontrol hapları çoğunlukla 21 tanedir. Adet kanamasının başlaması ile ilaca başlanır. İlacın paketi üzerinde gösterilen sıra ile her gün bir hap alınır. İlacın her gün aynı saatte alınmasına dikkat edilmelidir. Haplar bittikten birkaç gün sonra adet kanaması başlar. Hapların kullanımına 7 gün ara verildikten sonra tekrar başlanılmalıdır.</p>
<p>Doğum kontrol haplarını kullanırken nelere dikkat edilmeli?</p>
<p>İlaca adet kanamasının başlamasından sonra ilk yedi gün içinde başlanmalı.<br />
İlaç her gün yaklaşık aynı saatte alınmalı.<br />
Her sabah bir gün öncesinin ilacının alınıp alınmadığı kontrol edilmeli.<br />
Doğum kontrol hapı kullanırken alınan diğer ilaçlar doktora danışılmalı.<br />
Doğum kontrol hapı kullanırken sigara içilmemeli.<br />
Her yıl jinekolojik muayene, smear incelemesi (rahim ağzından alınan sürüntü örneğinin patolojik incelemesi) ve meme muayenesi yapılmalı.<br />
İlk ay ara kanama olursa normal karşılanmalı. Fakat ara kanama 2. ayda tekrarlarsa ilaç kesilerek doktora başvurmalıdır.<br />
Doğum kontrol hapları hangi durumlarda kesinlikle kullanılmamalıdır?</p>
<p>Tromboflebit gibi pıhtılaşma problemleri ve damar hastalıkları<br />
Kalp hastalıkları ve yüksek tansiyon<br />
Karaciğer tümörleri ve aktif karaciğer hastalığı<br />
Meme kanseri<br />
Anormal vajinal kanama<br />
Gebelik veya gebelik şüphesi<br />
35 yaşın üzerinde ve sigara içen kadınlar<br />
Doğum kontrol haplarının kullanılmasının sakıncalı olabileceği diğer durumlar nelerdir?</p>
<p>Orak hücreli anemi<br />
Böbrek yetmezliği<br />
Doğum sonrası ilk altı hafta<br />
Diabet (şeker hastalığı)<br />
Planlı cerrahi işlemler öncesi<br />
Epilepsi<br />
Safra kesesi hastalıkları ve tıkanıklığa bağlı sarılık<br />
Aşırı sigara tüketimi (günde 20 ve daha fazla sigara)<br />
Migren baş ağrıları<br />
Doğum kontrol haplarının ne gibi yan etkileri vardır?<br />
Doğum kontrol hapları bulantı, baş ağrısı, ara kanama, adet kanamasında azalma, deride lekelenme, göğüslerde ağrı ve dolgunluk, kilo artışı, mizaç değişikliği ve depresyon gibi yakınmalara yol açabilir. Bu yakınmaların bir kısmı birkaç ay içinde azalır. Yakınmalar ortaya çıktığında hekime bildirilmelidir.<br />
Doğum kontrol hapları hakkındaki yanlış inanışlar nelerdir?</p>
<p>Doğum kontrol haplarının doğumsal anomalilere, kısırlığa, cinsel yetersizliğe, vücutta irileşmeye neden olduğu ve kullanımdan sonra bir süre ara verilmesi gerektiği inanışı doğru değildir.</p>
<p>Doğum kontrol hapı kullanılmasının rahim, yumurtalık ve meme kanseri ile ilişkisi var mıdır?</p>
<p>Yapılan çalışmalar doğum kontrol hapı kullanılmasının rahim ve yumurtalık kanserine yakalanma ihtimalini azalttığını göstermiştir. Yapılan bazı çalışmalar 5 yıl ve daha uzun süre doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda, rahim ağzı ve meme kanseri görülme sıklığının arttığını göstermiştir. Bu bulgular kanıtlanamadığı için bu konuda yapılan çalışmalar devam etmektedir.</p>
<p>Doğum kontrol hapı kullanırken gebe kalınması bebeğin gelişimini olumsuz etkiler mi?</p>
<p>Doğum kontrol hapı ile korunan kadınların hapları kullanmaya devam ederken veya kestikten hemen sonra gebe kalmaları, bebeğin sağlığını olumsuz etkilemez. İlacı bıraktıktan sonra ilk ay içinde gerçekleşen gebeliklerde ikiz görülme ihtimali fazladır.</p>
<p>Doğum kontrol hapı kullanılması ileride elde edilecek gebeliklerin düşükle sonlanma ihtimalini arttırır mı?</p>
<p>Doğum kontrol hapı kullanmış kadınlarda düşük ve ölü doğum yapma riski daha azdır. Doğum kontrol hapı ile korunan kadınlarda ileride elde edilecek gebeliklerde anomalili bebek (anormal bebek) doğurma riski de artmaz.</p>
<p>Emziren kadınların doğum kontrol hapı kullanmasında sakınca var mıdır?</p>
<p>Doğum kontrol haplarının sütün miktarını ve besin değerini azalttığı gösterilmiştir. Doğum sonrası doğum kontrol hapı kullanan annelerde emzirme süresinin de kısaldığı düşünülmektedir. Emzirirken doğum kontrol haplarının kullanılmasıyla ilgili diğer bir kaygı da içerdikleri hormonların bebeğe geçerek zarar verme ihtimalidir, fakat bu doğrulanamamıştır. Bu dönemde minipill olarak adlandırılan sadece progestin içeren hapların kullanılması önerilir.</p>
<p>Doğum kontrol hapları enfeksiyonlara karşı korur mu?</p>
<p>Doğum kontrol haplarını 12 aydan fazla kullanan kadınlarda pelvik inflamatuvar enfeksiyonların (karın içine yayılan genital enfeksiyonların ) görülme sıklığının azaldığı saptanmıştır. İlacın etkisi ile koyulaşan rahim ağzı salgısı mikropların vajinadan rahme ve daha yukarı doğru ilerlemesini önler. Doğum kontrol haplarının cinsel temas yolu ile bulaşabilen enfeksiyonlara karşı koruyucu etkisi yoktur.</p>
<p>Doğum kontrol haplarının koruyuculuğu ne zaman başlar?</p>
<p>Hapın kullanımına adetin ilk günü başlanırsa hapın koruyuculuğu o ay (adet siklusu) başlar. Doğum kontrol hapı kullanımına daha geç başlanıldığında o adet siklusu boyuncu prezervatif gibi ek korunma yöntemleri uygulanmalıdır.</p>
<p>Doğum kontrol hapı kullanırken hap içilmesi unutulduğunda ne yapılmalıdır?</p>
<p>Eğer tek bir hapın alınması unutulmuşsa en kısa zamanda unutulan hap içilmeli ve takip eden haplara normal sırası ile devam edilmelidir. Bu durumda ek bir doğum kontrol yöntemi uygulanmasına gerek yoktur.</p>
<p>Eğer ilaç kullanımının ilk iki haftası içinde arka arkaya 2 gün hap alınması unutulursa takip eden iki gün ikişer tane hap alınır ve 7 gün prezervatif gibi ek bir doğum kontrol yönteminin kullanılması önerilir.</p>
<p>Eğer ilacın üçüncü haftasında iki hap veya herhangi bir zamanda ikiden fazla hap kullanılmazsa yeni paket ilaca başlanmalı ve bir hafta boyunca ek bir doğum kontrol yöntemi kullanılmalıdır.</p>
<p>Doğum kontrol hapı kullanılmasının faydaları nelerdir?</p>
<p>Doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda kürtaj ve cerrahi sterilizasyona gerek kalmaz. Rahim ve yumurtalık kanseri daha az görülür ve dış gebelik riski azalır. Adet kanamaları düzenli ve daha az ağrılıdır. Adet kanamaları azalır ve anemi (kansızlık) daha az görülür. Yumurtalık kanallarının iltihabı, endometriozis (karın içine kanamalar yapan bir kadın hastalığı), yumurtalık kistleri, iyi huylu meme hastalıkları, damar sertliği ve eklem romatizmasına daha az görülür ve kemik yoğunluğu artar.</p>
<p>Doğum kontrol haplarının tedavide kullanıldığı durumlar var mıdır?</p>
<p>Adet dışı düzensiz kanamalar ve adet düzensizlikleri, adet ve yumurtlama ağrısı, sivilce ve aşırı tüylenme, hormon eksikliğine bağlı adet görememe, adet öncesi gerginlik sendromu, yumurtalık kistlerinin tedavisi ve endometriozisden korunma amacı ile doğum kontrol hapları kullanılabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oya-modelleri.com/iliski-sonrasi-dogum-kontrolu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vajinismus Kadınlarda İlişkiye Girememe hakkında bilgiler</title>
		<link>http://www.oya-modelleri.com/vajinismus-kadinlarda-iliskiye-girememe-hakkinda-bilgiler.html</link>
		<comments>http://www.oya-modelleri.com/vajinismus-kadinlarda-iliskiye-girememe-hakkinda-bilgiler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Jul 2009 22:25:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Derya Baykal Örgüleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.oya-modelleri.com/?p=24854</guid>
		<description><![CDATA[Vajinismus Kadınlarda İlişkiye Girememe hakkında bilgiler Vajinismus Nedir? Vajinismus şu şekilde tanımlanabilir; Vajina girişini çevreleyen kasların istemdışı olarak kasılarak cinsel birleşmenin acılı ağrılı olması ya da cinsel birleşmenin birleşmenin gerçekleşmemesi gerçekleşememesidir. Vajina girişini çevereleyen baskın kas grubu “;Pubik Kaslar”;olarak adlandırılır, bunlar düz kas grubudur ve refleks olarak çalışırlar. Vajinismusda yaşanan kasılma istem dışıdır ve asla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vajinismus Kadınlarda İlişkiye Girememe hakkında bilgiler<br />
Vajinismus Nedir? Vajinismus şu şekilde tanımlanabilir;</p>
<p>Vajina girişini çevreleyen kasların istemdışı olarak kasılarak cinsel birleşmenin acılı ağrılı olması ya da cinsel birleşmenin birleşmenin gerçekleşmemesi gerçekleşememesidir.<br />
Vajina girişini çevereleyen baskın kas grubu “;Pubik Kaslar”;olarak adlandırılır, bunlar düz kas grubudur ve refleks olarak çalışırlar. Vajinismusda yaşanan kasılma istem dışıdır ve asla kadının kendi kontrolünde değildir. Eğer kişi kasların kasılmasından ötürü acısız cinsel birleşme yaşayamıyorsa bu durum vajinismus olarak nitelendirilir. </p>
<p>Vajinismus Ne Zaman Açığa Çıkar ?</p>
<p>Vajinismus, ilk cinsel ilişki girişimi sırasında, jinekolojik muayene sırasında ya da tampon kullanma girişimi sırasında ortaya çıkabilmektedir. Pubik kaslar kasılarak vajinanın açılmasını engeller ve cinsel birleşmenin gerçekleşememesine neden olurlar. Kasılma oluşursa cinsel birleşme ya imkansız hale gelir ya da şiddetli acı oluşur. Genellikle vajinal bölgeye müdahale sona erdiğinde kaslar rahatlar ve normale döner. Pubik kasların kasılması kişinin isteği dışında gerçekleşmektedir, kişi her ne kadar uyanıkta olsa durum bilinç dışı meydana gelir. Bu istem dışı kasılmaların bir çok nedeni olabilmektedir, genellikle fiziksel ve duygusal faktörlerin birleşmesi sonucu oluşmaktadır. Bu kasılmalar aslında vücüdün kendini korumaya yönelik bir savunmasıdır.</p>
<p>Vajinismusun nedenlerini, sonuçlarını ve nasıl tedavi edileceğini bilmemek çiftlerin hayal kırıklıkları yaşamalarına neden olur ve her iki tarafıda psikolojik ve fiziksel olarak yıpratır.<br />
Vajinismus hastası çoğu kadın illişkiye girememekten ötürü yoğun utanç duygusu hisseder ve sıkıntılarını paylaşmak istemezler. Durumu başkalarına anlatmak onları rahatsız edebilmektedir.</p>
<p>Vajinismus yaygın olarak karşımıza çıkmaktadır ve kadından kadına farklılıklar gösterebilmektedir. Bazı kadınlar jinekolojik muayeneyi tamamlayabilmekteya da tampon kullanabilmekte iken cinsel ilişkiyi tamamlayamamaktadır. Bazı kadınlarda ise ilişki gerçekleşmekte fakat aşırı miktarda acı oluşmaktadır. Diğer bir grupta ise hiçbir vajinal müdahale gerçekleşememektedir.</p>
<p>Vajinismus Nedenleri ;</p>
<p>Vajinismusun nedenlerinden en yaygın olan bir tanesi; yetişme çağındaki kızlara seksin pis ve kötü olduğunu öğreten yanlış ve katı eğitim tarzıdır. Yıllarca, cinselliğin kadınlar için zarar verici, kötü, aşağılayıcı, yalnızca erkeklerin faydalandığı, kadınların kaçması gereken bir şey olarak yetişen bir genç kız, bu ilişkiyi yaşayacağı sırada bilinçaltına yerleşmiş bu yanlış fikirleri istemeyerek de olsa hatırlayacak, ilişkiye girmekten rahatsızlık duyacak ve kasılacaktır. Vajinusmusu olan kadınlar bilinçli olarak cinsel ilişkiye girmek istemeyebilir ama bilinç dışı olarak penisin vücuduna girmesini engellemek isterler. Vajina ilişki sırasında penisin büyüklüğü yada küçüklüğüne göre kendini hazırlar. Cinsel birleşmenin durumuna bağlı olarak dışa en yakın kısmı oldukça gevşeyebilir. Bazen vajinal giriş öyle gergin ve sert bir hale gelir ki penisin girmesi olanaksızlaşır. Bu tür vajinal kasılmalara vajinismus diyoruz. Bu durumda erkeğin penisinin girmesi son derece zor, hatta olanaksızdır. Çok seyrek olarak yaralanmalar yada kadın dış cinsel organlarının hastalığı ile cinsel ilişki arasında acı oluşur ve kadın istemeyerek kendini kasabilir. Böyle bir durumda, fiziksel nedenlerin belirlenmesi  gerekir.</p>
<p>Cinsel İlişkiye girememe -vajinusmus  sıklıkla psikolojik kaygı ve endişelerden yıllar içerisinde genellikle uzun süreli kronik bir zeminde gelişim göstermektedir</p>
<p>Sosyal-Psikolojik nedenler arasında:Esas Olarak Vajinal Kasılmanın ( Vajinismus) nedenleri tamamıyle psikolojiktir ; </p>
<p>Yıllarca, cinselliğin kadınlar için zarar verici, kötü, aşağılayıcı, yalnızca erkeklerin faydalandığı, kadınların kaçması gereken bir şey olarak yetişen bir genç kız, bu ilişkiyi yaşayacağı sırada bilinçaltına yerleşmiş bu yanlış fikirleri istemeyerek de olsa hatırlayacak, ilişkiye girmekten rahatsızlık duyacak ve kasılacaktır. Bir başka sorun olan kızlık zarının korunması fikri de, genç kızlarımızı evleninceye kadar yaşayacakları veya yaşadıkları cinsel yaklaşımlarda tek fikir olan “aman zarıma bir şey olmasın” dürtüsüyle yaşadıkları ve şartlandıkları gerginlik yine ilişki kuracakları zaman önlerine çıkacak ve yılların şartlanması işlevini devam ettirecektir. Bunların yanı sıra filmlerde ve romanlarda veya insanların kulaktan dolma yanlış olarak edindikleri cinsel bilgilerle ilk ilişki sırasında ve kızlık zarının yırtılması sırasında korkunç bir acı duyacakları fikri, onları ilişkiden uzaklaştırmakta, soğutmakta ve kasılmalarına sebep olmaktadır. Bir diğer faktör de; cinsel tacize veya tecavüze uğramış bayanlarda cinselliğin bu olayı hatırlatmasına bağlı olarak kasılmalar olabilir.</p>
<p>Nedeni ne olursa olsun eğer çiftler işbirliğine istekliyse vajinismus her zaman tedavi edilebilir. Önemli olan tedaviyi istemek bunun için seksüel terapi merkezlerine baş vurmaktır.</p>
<p>Vajinismus Belirtileri ;</p>
<p>Genel Tanılama : Aşağıdaki  vajinismus belirtileri ile ilgili  açıklamalardan her hangi biri sizin durumunuzu tanımlıyor mu? </p>
<p>Birleşme sağlanıyor ancak hareket etmek canımı acıtıyor ve durmak zorunda kalıyoruz.;<br />
Benim de çabalamama rağmen hiç kimseyle tam olarak birleşme gerçekleşmedi.;<br />
Bugüne kadar hiç acısız cinsel birleşme gerçekleştirmedim;<br />
İlişkiye girmeye teşebbüs ettikten sonra yanıcı tarzda bir acı hissediyorum.;<br />
Partnerim içime girmeyi denediğinde duvara çarpmış gibi oluyor.;<br />
Cinsel ilişkiyi tamamlayamıyorum.;<br />
Kolay olmamasına rağmen tam olarak birleşme sağlanması için zorluyoruz.;<br />
Gerçekten cinsel ilişkiye girmek istesem bile vajinamı sıkıyor gibi görünüyorum.;<br />
Bir çok defa cinsel ilişkiye girmeyi denemiş olmama rağmen hala bakireyim.;<br />
Tampon kullanamıyorum çünkü tamponu vajina içine yerleştirmek çok zor.;<br />
Bugüne kadar jinekolojik muayeneyi tamamlayamadım;<br />
Vajinismus Güncel Yaklaşım ve Tedavi Yöntemleri ;</p>
<p>Hasta ve eş için oldukça sıkıntılı bir durum olan vajinismus vakalarında rahatsızlık, ; eşin duyarlı ve paylaşımcı yaklaşımı ile aile içerisinde yıllarca saklı kalabilmekte ve ;çiftin bir süre sonra cinselliğe duyarsızlaşmasına yönelerek cinsel soğukluk ve duyarsızlık çıkmazına doğru. İlerleyen komplike problemlere de zemin hazırlamaktadır. </p>
<p>Vajinismus ;sorununa sahip çiftlerde yönelim, çoğu zaman artık aileye yeni bir bireyin eklenmesi gerektiği dönemlerde artmaktadır. Genellikle hanımlar bu olayın yakın arkadaş ve aileleri tarafından duyulmaması için büyük bir çaba içerisinde girmektedirler. Yaşanan tüm bu kısır döngüler rahatsızlığın çözüm sürecinde gecikmelere neden olabilmektedir</p>
<p>Vajinismus tedavi sürecine girecek birimin öncelikle bu konuda deneyim ve tecrübe birikiminin olması önerilir. Neden ise sorunun başlanan terapi sürecinde çözümü gerekliliğidir. Çünkü bu hastalar zaten sorunu genellikle kronik yani uzun süredir varolan ve tedavi olma imkanının olmadığı varsayımını geliştirmiş kişilerdir.</p>
<p>Vajinismus için çözüm yolları ; </p>
<p>Vajinismus ile ilgili  protokolleri uygulayacak ekibin vajinismus konusunda kesinlikle eğitimli ve deneyim olması için koşuldur. Vajinismus çözümlenmesinde başarı sağlanamaması eşlerin güveninin kırılmasına ve isteklerinin ortadan kalkmasına neden olabilir ve cinsel yaşamının evlilik içi sonlanmasına , cinselliği reddi sonucuna götürebilir.</p>
<p>Hastanın detaylı olarak psikolojik özgeçmisi değerlendirilerek sorunun çözümü aşamasında neler yapılacağına dair bilgi verilmesi gerekir. Tamamen hasta ile açık ve samimi bir uyum ortamının oluşturulması olumlu bir gelişme olacaktır. İyileşme aşamalarında hasta ile irtibat koparılmamalı hastanın size herzaman çekinmeden ulaşmasını ve hatta seanslar arasında sorunu olmasa bile sizle bağlantı sağlamasını sağlamanız hastanın güvenini ve terapiye uyumunu arttıracaktır.</p>
<p>Egzersiz ve diğer aşamalarda biz doğal olmayan herkangi bir aracı kişisel tecrübelerimize dayanarak önermiyoruz uygulanan bu tür yöntemler veya, benzeri materyaller hastada olumsuz çağrışımlara neden olarak tedavi aşamalarını reddine neden olabilmektedir. Hastaya uygun planlanan cinsel terapi metodları ile iyileşme sağlanması abartılı bir durum olmamaktadır.</p>
<p>Vajinismusa sebep olan etmenler ;</p>
<p>Daha önce hiç vajinismus problemi olmayanlarda da yaşanmış kötü tecrübeler sonucunda ,doğum,düşük, kürtaj, vb. vajinismus gelişebilir.<br />
Daha önce belirtildiği gibi, çoğu zaman bilinçaltında cinselliğe ve cinsel ilişkiye yönelik kaygılar, korkular yatmaktadır ve vajen kasının kasılması kadını bu korktuğu durumdan koruyan bir savunma sistemi gibidir. ç ok seyrek olarak yaralanmalar ya da kadın dış cinsel organlarının hastalığı ile cinsel ilişki arasında acı oluşur ve kadın istemeyerek kendini kasabilir. Böyle bir durumda, fiziksel nedenlerin belirlenmesi gerekir. Esas olarak vajinal kasılmanın nedenleri tamamıyla psikolojiktir ve iyileştirilebilir. </p>
<p>10 Kadından 1 ‘i vajinismus</p>
<p>Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD) ;ın yaptığı ve Türkiye;de ik kez vajinusmusun sorulduğu araştırma sonuçlarına göre batı toplumlarında görülme sıklığı yüzde 1 olan vajinismus, Türkiyede her on kadından birinin sorunu.<br />
Vajinismus sıklıkla psikolojik kaygı ve endişelerden yıllar içerisinde genellikle kronik bir zeminde gelişim göstermektedir. </p>
<p>Kızlık zarı hakkında öğretilen toplumsal baskı vakalarımızın birkısmında karşımıza çıkan esas etkenler arasında ilk sıraları koruduğunu görmekteyiz. </p>
<p>Ayrıca çocukluk döneminde yaşanan kötü tecrübe ve anılar da (taciz, tecavüzler) de vajinismusa yol açabilmekte ve hastalarımız da sorunun nedeni olarak psikolojik değerlendirme başamaklarında ortaya çıkabilmektedir.<br />
Bunun yanısıra sağlıklı bir cinsel yaşam sürecinde ve hiç vajinismus problemi olmayanlarda yaşanmış kötü tecrübeler sonucunda (doğum, düşük, kürtaj, kızlık zarı yırtılması hastada kötü deneyimlere neden olan jinekolojik muayene ve operasyonlar gibi) vajinismus ve cinsel ilişki sırasında ağrı korkusu gelişebilir.<br />
Bazan de çiftlerin cinsellikle ilgili bilgi eksiklikleri de beraberinde korku ve paniği getirerek vajinismusa cinsel birleşme korkusu yol açabilir. </p>
<p>Bazen önceden iyileşmiş olan vajinismus hastalarında  kişilerde nüksler (problemin tekrarlaması) de oluşabilir Genital Cinsel organ korkusu – yetersiz cinsel eğitim vajinismus nedeni olabilir mi ?</p>
<p>Cinsel organın büyüklüğü veya küçüklüğüne yönelik cinsel kaygılar,aile veya arkadaş çevresinden alınan yanlış bilgiler hastanın bu endişesinin artmasına ve vajinismus gelişimine kolaylıkla zemin hazırlamaktadır. Yurtdışında vajinismus vakalarına oldukça az rastlanmasının temel nedenlerinden birisi cinsel eğitimin bu ülkelerde çocuk ve erişkin gelişimine paralel olarak bilimsel olarak verilmesi gerçeğidir.Genç kızlarımıza kesinlikle evllilik öncesi veya gelişim aşamasında cinsel sağlık ve eğitim verilmesi bu türü bu tür sorunların daha az sıklıkla oluşumunu sağlıyacaktır. </p>
<p>Vajinismus ve çocuk sahibi olmak ;</p>
<p>Vajinismus cinsel ilişkiye giremeyen hastalarımız bazen bize biz bu sorunumuzu çözemiyoruz gitmediğimiz doktor,psikolog çalmadığımız kapı kalmadı bize tüp bebek veya aşılamayla gebelik şansımız olabilirmi? Gibi isteklerle gelmekteler.</p>
<p>Vajinismus sorununu çözemediğiniz veya çözmek istemeyen hastaya çocuk isteğini sağlamak için yardımla üreme yöntemleri uygulamak doğru mudur? </p>
<p>Bu yanlış bir yaklaşım dır. Sorunun bu şekilde çözümü hastanın beklentilerini ve cinsel hayatına dair sorunların daha çözümsüz ve sorunlu halegetirilmesinden ileriye gitmeyecek bir metod olacaktır.<br />
Belirttiğim gibi bu tür kısa vadeli çözümler yerine vajinismus sorununun çözümü hem daha kolay ve hastanın cinsel sağlığı, aile yapısının temel dinamiklerini kuvvetlendirici bir yaklaşım olacaktır.<br />
Hayatınızda cinsellik var ise (yüzeysel yada tam birleşme) gebe kalınabilir. Eğer normal bir cinsel hayatınız var ise gebe kalmanız için fiziksel şartlarınızda uygun olduğunda hiç bir engel yok.</p>
<p>Vajinismus problemi yaşayan kadınların aşılama yönteminede ihtiyacı yok gebe kalabilmek için. Yüzeysel olan cinsel birleşmede eğer vajen girişine boşalma oldu ise sperm içeri ilerleyebilir ve kadın gebe kalabilir.</p>
<p>Dolayısıyla aşılama tüp bebek gibi yöntmeler para ve zaman kaybı kaldı ki vajinismus problemi yaşayan kadın jinekolojik masadan ve jinekolojik muayeneden de rahatsızlık duyar. Aşılama yönteminde defalarca muayene olmanız ve işlemin uygulanması için defalarca jinekolojik masaya yatmanız gerekir.</p>
<p>Demek ki gebe kalmak için bununla uğraşmak yerine evlilğinizin her noktasını etkileyen vajinismus probleminin çözülenmesi normal bir cinsel hayatınızın olması daha kolay, daha sağlıklı daha gerçekçi bir süreçdir.</p>
<p>Çocuk sahibi oldunuz ama hala ilişkiye giremiyorsunuz bu sağlıklı ve mutlu bir evlilik mi?<br />
Elbette hayır.</p>
<p>Normal doğum yaptınız bu sayede vajen kaslarının genişleyip açılacağı ve ilişkiye girmenizi kolaylaştıracağını sanıyorsunuz.<br />
Sorun vajinanın dar ve küçük olması değil, kadının korkusundan dolayı vajen kaslarının refleks olarak kasmasıdır.</p>
<p>Bu problemi yaşayan kadınlar bilir daha kadın bacaklarını bile kontrol edemiyordur ki vajinanın büyük küçük olması bu yazımızın kapsamında olsun. Sorunun bu şekilde çözümü hastanın iyileşmeye yönelik beklentilerini ve cinsel hayatına dair sorunların daha çözümsüz ve sorunlu hale getirilmesinden ileriye gitmeyecek bir metod olacaktır. .</p>
<p>İki çocuğu olup yada gebe olup vajinismus için çözüm arayanların sayısı az değildir.</p>
<p>Bu yüzden vajinismus gebe kalmaya engel değil ama amacınız çocuk sahibi olmaktan önce normal istediğiniz an yaşayabildiğiniz spontan bir cinsel hayatınızın olması olmalıdır. bu konuda mutlaka eşinizin fikrinide önemsemelisiniz.</p>
<p>Cinsel uyum yalnızca cinsel organların birleşmesi demek değildir.Aslında cinsel uyum,genel uyumun bir parçasıdır ve bir çok karmaşık ruhsal olayları içerir.Eğer eşlerin genel uyumları ile ilgili sorunları varsa tabi ki bu durum cinsel uyumlarını da etkiler.</p>
<p>Bu sebeple vajinismus tedavisinde öncelikle bu sorunları keşfedip,farkına varmak gerekir.Bazı vakalarda sadece bu sorunları keşfetmek ve terapisini yapmak vajinismus sorununu tamamen çözmektedir.</p>
<p>Bu sebeple cinsel uyumun içinde sevme, sevilme, bağlılık,dokunma,okşanma,konuşma,söyleşi,paylaşma,özleme vb.gibi bir çok duygu ve gereksinimler yer alır.</p>
<p>Vajinismus cinsel ilişkiye giremeyen hastalarımızın tedavisinde bilişsel davranışçı terapilerin yanında hipnoz tekniği kullanılır.Buradaki amaç,kişinin korkularının ve kaygılarının ilk önce düşüncede aşılmasını sağlamaktır.Çünkü,vajinismusun temelinde olumsuz cinsel düşünceler vardır.Bunların keşfinde ve tedavisinde hipnoz kullanılır.Kişi bu sayade kendini,cinsellikle ilgili düşüncelerini farkeder,onun yerine olumlu cinsel düşünceleri oluşturur. Bununla birlikte kişi rahatlama egzersizlerini öğrenir ve kasılmalarını kontrol edebilir hale gelir. Tabiki tüm bunların olabilmesi için kişinin inançlı olması ve iyileşmeyi gerçekten istemesi ve eşiyle veya eşsiz gelmesi gerekir.</p>
<p>Biz kendi hastalarımıza yanlızca kadın doğumcu gözüyle değil cinsel eğitim terapisi veya hipnoterapi yaparak maximum 2 seansta ( her seans arası hastanın durumuna göre değişmekle birlikte genelde 3 gün olmaktadır).Kalıcı çözüme ulaşıyoruz. Ve lütfen hayatı kendinize zehir etmeden ve zaman kaybetmeden birlikte bu sorunu çözebileceğimize inanın. Ve lütfen hayatı kendinize zehir etmeden ve zaman kaybetmeden birlikte bu sorunu çözebileceğimize inanın.</p>
<p>Cinsellikle- cinsel kimlikle  ilgili yanlış inanışlar<br />
Cinsel -genital organlarla ilgili eksik ve hatalı bilgiler<br />
Çocukluktan-ergenlikten kalma korkular,<br />
Aşırı kuralcı katı bir toplum düzeni içinde yaşama,<br />
Katı sosyal ahlak kuralları ve tabular,<br />
Suçluluk, ayıp, günah gibi kavramların bilinç altına yerleşmesi,<br />
Cinsellik jinekoloji konusunda yerleşmiş yanlış ön yargılar( vajinusmus tanısı ve tedavisi)<br />
Bilinç altında penisin vücuda girişine karşı bir korkunun olması        ( Vajinismus tanısı)<br />
Tecavüz gibi cinsel travma, cinsel şiddet ( Vajinusmus etkenleri)<br />
İlk cinsel  ilişki sırasında ağrı veya ağrı beklentisi.(Vajinismuz tanısı)<br />
Cinsel ilişkiyi günah olarak değerlendiren katı dini eğitim ve sonrasında suçluluk, ayıp,günah kavramlarının bilinçaltına yerleşmesi. ( Vajinismus tanısı)<br />
Aklında zihinde aşırı büyüttüğü penis yüzünden çok acı çekme, parçalanma korkuları. ( Vajinismus sebeblerinden )<br />
Baskıcı psik otoriter baba ( Vajinismus nedeni)<br />
Baba kız anne kız ilişkisindeki güçlükler (vajinismus nedeni)<br />
Zayıf güçsüz anne ( Vajinismus öyküsü olan anne)<br />
Cinselliği değersizleştiren ve aşağılayan aile<br />
Kızlık zarı hymen,bekaret yitimi korkusu<br />
Cinsellik ve ilk cinsel deneyim ile ilgili yanlış bilgiler, inanışlar<br />
Gebe kalma korkusu ,cinsellikten kaçınma<br />
gibi psikolojik nedenler vardır. Yalnız bunlar temel etkenler olmakla birlikte psikolojik tablo incelendikçe altta yatan nedenler ve pataoloji daha geniş bir içerik sergilemektedir. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oya-modelleri.com/vajinismus-kadinlarda-iliskiye-girememe-hakkinda-bilgiler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
